2008'deki krizi önceden tahmin eden İngiliz ekonomist, içine girmekte olduğumuz tehlike konusunda uyarıyor

Şimdi herkes bankacılık sektöründeki durumu yakından takip ediyor. Başta Fed olmak üzere merkez bankalarına yönelik pek çok eleştiri artık su yüzüne çıkmaya başladı. En yüksek sesle eleştirenlerden biri de 2008 krizini kitabında öngören Ann Pettifor. O halde duruma bir de eleştirmenlerin gözünden bakalım.

Başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki merkez bankaları, bireylere ve işletmelere acı verse de enflasyonu düşürmeye öncelik verdi. Bu strateji, enflasyonu bu şekilde hedeflemenin zararlı sosyo-ekonomik sonuçlara yol açabileceğini savunan ekonomistler ve siyasi figürler de dahil olmak üzere çeşitli çevrelerden eleştiri aldı.

Sıkı işgücü piyasaları, yüksek ücretler ve enflasyon

Sıkı işgücü piyasaları ve yüksek ücretler enflasyonun başlıca nedenleri olmuştur. Ancak bu faktörleri engellemeye yönelik girişimler işten çıkarmalara, işsizliğe ve potansiyel bir durgunluğa yol açabilir. Bu yaklaşım, İngiltere Merkez Bankası Başkanı ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın muhalefetiyle karşılaşarak geniş çapta eleştirildi.

2008'deki mali krizi doğru tahmin etmesiyle tanınan İngiliz ekonomist Ann Pettifor, merkez bankalarını "finansal istikrar yerine sınıf savaşına" öncelik vermekle suçluyor. Pettifor, banka iflasları ve küresel mali istikrarsızlık riskini göze almalarının önemli bir sorun olduğunu savunuyor.

Fed'in adı Silikon Vadisi Bankası'nın son çöküşüne karıştı ve bankanın çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek düzenleyici hatalarla ilgili bilgileri engellemekle suçlandı. Bu durum, Fed'in enflasyonu düşürmeye çalışırken finansal istikrarı korumadaki rolü hakkında soru işaretleri yaratmıştır. Nitekim birçok eleştirmen, küçük bankaları baskı altına alanın Fed'in pervasız faiz artışları olduğunu ve ilk sorunların ortaya çıkmasının an meselesi olduğunu belirtmektedir.

ABD ve Avrupa'daki son banka çöküşlerine rağmen, Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz oranlarını büyük ölçüde artırmaya devam ediyor. Pettifor, ECB'nin bu ısrarını eleştiriyor ve bunun daha fazla finansal istikrarsızlığa katkıda bulunabileceğini öne sürüyor.

Merkez bankalarının enflasyon politikalarına yönelik siyasi eleştiriler

ABD'de Senatör Elizabeth Warren ve Bernie Sanders gibi ilerici siyasi figürler, Powell ve Fed'i resesyon ve işsizliğin artması riskini almakla eleştirdi. Düşük enflasyon arayışının ciddi sosyo-ekonomik sonuçları olabileceğini savunuyorlar.

Faiz oranlarının yükseltilmesi düşük ücretli çalışanları orantısız bir şekilde etkileme eğiliminde olup işten çıkarmaları tetiklemekte ve ücret artışını yavaşlatmaktadır. Bu da gelir eşitsizliğini arttırarak daha fazla sosyal ve ekonomik istikrarsızlığa yol açabilir.

2022 yılında Ekonomi Politikaları Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, mal ve hizmet fiyatlarındaki artışın yarısından fazlası işletmelerin daha yüksek kar marjlarından kaynaklanırken, enflasyonun sadece %8'i daha yüksek ücret maliyetleriyle ilişkilendirilmiştir. Bu durum, merkez bankalarının enflasyonun birincil itici gücü olarak işgücü piyasalarına odaklanmasının yersiz olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaratmaktadır.

Bazı ekonomistler Fed'in %2'lik enflasyon hedefinin modasının geçtiğini ve %3 ila %4 civarında daha yüksek bir durağan durum enflasyon oranının daha uygun olabileceğini savunmaktadır. Bu, enflasyon hedeflemesine yönelik mevcut yaklaşımın yeniden düşünülmesi ve daha geniş sosyo-ekonomik etkilerinin dikkate alınması anlamına gelecektir.

Sonuç

Dünyanın dört bir yanındaki merkez bankaları enflasyona karşı savaş açmaya devam ederken, son dönemde yaşanan banka iflaslarının ve soldan gelen eleştirilerin, ne pahasına olursa olsun enflasyonu düşürme kararlılıklarını etkileyip etkilemeyeceği belirsizliğini koruyor. Finansal istikrar ile insanlar ve işletmeler üzerinde yaratacağı potansiyel acı arasındaki tartışma şüphesiz önümüzdeki yıllarda da para politikası kararlarını belirlemeye devam edecek.

UYARI: Ben bir finans danışmanı değilim ve bu materyal bir finans veya yatırım tavsiyesi olarak hizmet etmemektedir. Bu materyalin içeriği tamamen bilgilendirme amaçlıdır.


No comments yet
Timeline Tracker Overview